amcuk grup ..........4........ve.........Kocam istedi ........ve.........Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 10. Bölüm!






















Kocam istedi




merhaba Kocam, görevi gereği bir yıllığına başka bir şehre gitmişti. Normalde üç ayda bir gelecekti, ancak altı ay olmuştu ve izin alamadığından gelememişti. Yani kocamla altı aydır sevişmemiştim ve amımı parmaklamaktan da bıkmıştım. Kocamla sık sık telefonda görüşüyor, bazen telefonda seks yapıyorduk. Dayanamaz hale geldiğim bir gün kocama,
“Lanet olsun! Parmaklar yetmiyor aşkım, sevişmek istiyorum, içime bir şey girsin istiyorum, delirmek üzereyim, ne yapacağım?” dedim. Porno film seyret aşkım, amına dildo sok!”
“Lanet olsun! Parmaklar yetmiyor aşkım, sevişmek istiyorum, içime bir şey girsin istiyorum, delirmek üzereyim, ne yapacağım?” dedim. Porno film seyret aşkım, amına dildo sok!”
demişti. Ben de kızımı okula gönderdikten sonra bilgisayarı açıyor, bir iki saat porno film seyredip masturbasyon yapıyordum. Birkaç sefer dildo soktum amıma, ama gerçek sevişme gibi olmuyordu. Artık bunlar beni kesmiyordu. Öyle azmıştım ki, bazen rüyalarımda başka adamların beni becerdiğini görüyordum. Ancak bundan bile utanıyor, suçluluk duyuyordum. Dayanamayıp kocama, rüyamda başka erkeklerin beni becerdiğini söyleyince, kocam heyecanlanmış olmalı ki, gördüğüm rüyayı bütün detaylarıyla anlattırdı bana… Ben de bire
bin katarak anlattım rüyamı… Kocam “anlat canım, nasıldı adamın siki Nasıl soktu sana Zevk verdi mi Kaç defa boşaldı içine” gibi sorular sordukça ben de ballandıra ballandıra beni nasıl siktiğini anlattım. Kocam da ben de birbirimizi tahrik ede ede boşaldık, rahatladık. ogünden sonra her telefon görüşmemizde bana rüya görüp görmediğimi soruyordu. Ben de kendisine kızıyordum. Çünkü rüyamda birkaç kez de kocamın başka kadınları hallettiğini görmüştüm ve o halde bile kocama telefonda çok
kızmıştım, sanki gerçekten yapmış gibi… Kocam bana telefonda sürekli, “Rahat ol, fantazi yap, neden hoşlanıyorsan onu düşün!” diyordu. Yine bir seferinde bana, “Bul birini, siktir kendini, sonra ben gelince de grup yapalım!” dediğinde şok olmuştum. Daha sonraki görüşmelerimizde kocam bu söylediğini sıklaştırmaya başladı. Bu sebepten dolayı rüyalarımda iki erkeğin arasında seviştiğimi bile görmeye başlamıştım. Bu rüyaları kocama anlatıyordum ve kocamın üstelemeleri de devam ediyordu. Ben de her seferinde, “Sen beni

orospu mu yapmak istiyorsun diye tersliyordum kocamı. Bu sıkıntılar içerisinde amım iyice kızışmış, resmen yarak yemek için kudurur olmuştum. Ama duygularımı bastırıyordum, sadece rüyalarımda bazı şeyleri yaşıyordum… Annem diyaliz hastasıydı ve hafta da 3 gün diyaliz merkezine gidiyordu. Teyzemle de ben, sırayla anneme bakıyorduk. Sıra bana geldiği bir gün, diyaliz merkezinde sigara içmek için dışarı çıkmıştım. Yanıma diyaliz merkezinin şöförü geldi, havadan sudan sohbet açmaya çalışırken, “Kocanız burada değilmiş, öyle
mi diye sordu… Ben de biraz şaşırmış bir şekilde, “Evet, siz nerden biliyorsunuz dedim. Adam, “Geçen gün teyzenizle konuşurken söyledi!” dedi. Adam benle konuşmak için çeşitli bahaneler ile sorular sorup duruyordu, ben de kısa cevaplarla geçiştirmeye çalışıyordum. Hareketlerinden rahatsız olmuştum, adam yakışıklı ama yılışık bir şeydi. O gün ne zaman sigara içmeye çıktıysam, adam yanıma gelip konuşmaya çalıştı. Akşam eve döndüğümde, telefonda kocama bu olayı anlattım. Kocam da, “Adam sana resmen sarkmış, hazır
bulmuşken vurdursaydın ya dedi. “Saçmalama dedim, sinirlenmiştim kocama. Diyaliz merkezine daha sonraki gidişimde de adam yanıma gelip çay ikram etti. Adam birtürlü peşimi bırakmıyordu. Birden kocamın söyledikleri aklıma geldi, ama kendi kendime (Saçmalama kızım, kendine gel dedim. O günün akşamı yorgunluktan erken yattım. Adamla o kadar ilgilenmediğim halde, o gece rüyamda adamın beni minibüsle ormanlık bir alana götürüp, evire çevire siktiğini gördüm. Sabah uyandığımda kendime kızıyordum, ama
gördüğüm rüya da aklımdan çıkmıyordu. Sanki gerçekten yaşamış gibiydim. Annem bir gün arayla diyalize giriyordu. Sıra yine bana geldiğinde tekrar diyaliz merkezine gittim. Genelde rahat giyinmeyi severim. Yeni moda olan taytlardan bir iki tane almıştım, giderken onlardan birini giydim, üzerine de uzun kazak türü bir şey giydim. Önceleri alışamasam da, kocamın telkinleriyle pantolon veya benzeri şey giydiğimde tanga külot giymeye başlamıştım. O gün de taytımın altına tanga giymiştim. Yine sigara içmek için dışarı çıktığımda, hava iyi olduğu



için üzerimde ceketim yoktu. Adam yine yanıma gelip çay teklif etti. Ben de ısrarından bıktığımdan, bu sefer, “Olur dedim. Adam gitti çay alıp yanıma geldi. Çaylarımızı içerken adama, “Benden ne istiyorsun, neden bu kadar ilgileniyorsun benimle diye sordum, amacım son noktayı koymaktı. Ama adam son noktayı koydu ve “Güzel bir kadınsınız, uzun zamandır yalnız kalmanız zor olmuyor mu diye sordu. onu mat etmek isterken, o beni mat etmişti. “Size ne bundan dedim, ama aklıma geçen gördüğüm rüya geldi. Bir anda
vücuduma ateş basmıştı, amım da sulanmaya başlamıştı. Adam konuşuyordu, ama ne dediğini anlamıyordum, çünkü gözümün önüne adamın beni ormanda sikişi geliyordu. Adamın bana bakarak gülümsediğini gördüm, “Neden gülüyorsun dedim. Adam da, “Bu kadar utanmana gerek yok, rengin değişti birden, benden sır çıkmaz diyerek cebinden bir kağıt çıkardı ve elimden boş çay bardağını alırken, elime kağıdı tutuşturdu, gitti. Kağıtta, “İhtiyacın olduğu zaman ara, hazırım notuyla beraber telefonu da yazıyordu. Ne
yapacağımı bilemedim kağıdı elimde buruşturup içeri girdim, o telaşla atacak yer bulamayınca ceketimin cebine koydum. Anneme bakmak için memleketten öbür teyzemin de gelmesiyle, yaklaşık bir ay sıra bana gelmeyecekti. Bu süre içerisinde yılışık servis şoföründen de kurtulmuş olurum diye düşündüm. Aradan bir hafta geçmişti. Yine çırılçıplak soyunup bilgisayarın başına geçtim ve porno film izleyerek masturbasyon yaptım. İki kere boşalmıştım, ama ateşim sönmemişti. Kocamın son siktiğinden beri 8 ay geçmişti ve artık
sikilmek istiyordum. Amım müthiş bir şekilde kaşınıyordu. Birden telefon çaldı. Arayan teyzemdi, anneme yazılan ilacın adını soruyordu. Ben de doktorun yazdığı kağıdı cebime koyduğumu hatırladım ve dolaptan ceketi çıkarıp ceplerini karıştırırken teyzemin istediği kağıdı buldum, tabii ki adamın bana verdiği kağıdı da… Teyzeme ilacın adını söyleyip, telefonu kapattıktan sonra, adamın verdiği kağıdı atacaktım ki, kağıdı açıp tekrar okudum. Birden amım karıncalandı. Halen çırılçıplaktım. Elimi amıma götürdüm, tuhaf bir şekilde


ıslandığımı hissettim. Salonda divana uzandım. Adamın beni ormanda siktiği rüyayı düşünerek, tekrar amımı okşamaya başladım. Yalan yok, o anda adamın gelip beni sikmesini arzuladım ve bu düşünceler ile orgazm olmaya başladım. Daha da ateşlenmiştim. Bir an aklımdan, (Adamı çağırayım da beni güzelce bir siksin, bağıra bağıra bir boşalayım düşüncesi geçti. Not kağıdı sehpanın üzerinde duruyordu. Kağıda bakarken kocamın söyledikleri aklıma geldi. Gerçekten birine siktirsem ne yapardı acaba Kocamı aradım ve
bunu sordum. O da bana, “Valla hiç durma, çağır adamı, siktir kendini!” dedi. Beklediğim cevap bu değildi, yine kızmaya başlamıştım. Kocam ise, “Aşkım, beyninle değil, amının sesiyle düşün! Eğer o adam da seni sikmek istiyorsa, hiç düşünme, yap!” dedi. Ben de, “Sen kaşındın, görürsün sen!” dedim, sinirle telefonu kapattım. Kocam belli ki benim böyle bir şey yapamayacağımı düşünüyordu. Kafam karmakarışıktı, biraz da kocama kızgınlıkla nispet yapmak için telefonumu aldım, adamın numarasını çevirdim. İki kere çaldıktan sonra korkup
heyecanlandım ve kapattım. Unuttuğum bir şey vardı, telefon numaram karşı tarafa düşmüştü. Birkaç dakika sonra benim telefonum çaldı. Adam arıyordu, ama açmadım, birkaç kere çalıp kapandı. Ben ne yaptım diye pişmanlık içindeydim. Kalkıp giyindim. Gün içerisinde telefonum birkaç kez daha çaldı, ama yine açmadım. Akşam akrabalarım oturmaya gelmişti. Bu yüzden de geç yatmıştım. Tam uykuya dalacakken, adamdan bir mesaj geldi. Benden hoşlandığını, benimle beraber olmak istediğini, bana güzel dakikalar
yaşatacağını falan bunun gibi şeyler yazıyordu. Devam eden günlerde bu tür mesajlar gelmeye devam etti. En son mesajında, eğer cevap vermezsem, evime geleceğini yazmıştı. Sağ olsun teyzemin boşboğazlığı sayesinde adam oturduğum siteyi biliyordu, ama apartmanı ve dairemi bilmiyordu. Sağa sola sorar diye korktum ve “Ara beni!” diye mesaj attım. Aradı. Ona, bir hata yaptığımı, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını söylesem de, beni dinlemedi, “En azından telefonda görüşelim!” dedi. Ne görüşeceğimizi sordum.


“Birbirimizi yakından tanıyalım” dedi. Kızımın okulda olduğu saatlerde arıyordu hep. Bir seferinde bana, “Telefon seksi yapalım mı diye sordu. “Nasıl olacak dedim sanki bilmiyormuşum gibi, ama böyle bir şeyi bekliyordum. ”Merak etme güzel olacak Sen beni getireceksin, ben seni dedi. Konuşmalarıyla sanki yanımdaymış gibi beni soyuyordu, ben de dediğini yapıyordum. ”Sıra sende dedi, ben de onu telefonda soydum. Birden amımın sesi ağır bastı ve havaya girdim, telefonda seks yapmaya başladık. Türkçe pornolar
seyrederken küfürlü konuşmalardan etkilendiğimi fark etmiştim. Adam da bu moda girmişti, bana, ”Amını yalayacağım. Göğüslerini emeceğim. Domaltıp amına taşaklarıma kadar geçireceğim yarağımı gibi laflar dedikçe, benim de elim amımın derinliklerine daha çok giriyordu. Ben de ona, ”Sok erkeğim, domaltıp sik beni, yarağını amımda istiyorum! Ağzımı sik, yarağını boğazıma kadar alacağım!” derken, adamdan hırıltılar ve iniltiler duyuyordum. Adam, ”Çok iyisin yavrum, acayip boşaldım! Sen ne yaptın?” dedi.Ben de boşalmıştım, hem
de üç kez. Adamla telefonda karı koca olmuştuk. Bu telefon görüşmelerimiz ilerleyen günlerde devam etti, hemen hemen her gün telefonda seks yapıyorduk. Bir gün kocam bana sürpriz yaparak, haber vermeden çıktı geldi. Nasıl sevindiğimi anlatamam, ilk işim yarağının tadını almak oldu. Uzun süredir sikilmemiştim. Resmen kocamın sikini amım yutmuştu. Kocamla ateşli bir sikişten sonra, dinlenirken konuşuyorduk. Kocama olanları anlattım. Ben anlattıkça kocamın sikinin tekrar kalktığını gördüm ve bu sefer daha şehvetli bir şekilde sikti
beni. Sonra da, ”Bu anlattıkların fantazi miydi, yoksa gerçek mi diye sordu. Ben de gerçek olduğunu, adamın yarın sabah tekrar arayacağını söyledim. Ertesi sabah kızı okula gönderdik. Adam, her gün yaptığı gibi, saat 10:00 civarı beni aradı. Telefonu açmadan, kocama çok heyecanlı olduğumu söyledim. Kocam ise, ”Heyecanlanmana gerek yok, her zaman ne yapıyorsan aynısını yap Yalnız ben de konuştuklarınızı duymak istiyorum, telefonun hoparlörünü aç dedi. Dediğini yaptım, ama önce tutuk konuşmaya başladım,


ancak ilerleyen zamanda tutukluğumu üzerimden attım. Soyunmuştum ve adamla telefonda karşılıklı masturbasyon yapıyorduk. Bu arada kocam da yanımda kalkık yarağını çıkarmış sıvazlıyordu. Adam telefonda inleyip hırlamaya başlayınca, kocam da daha fazla dayanamadı, ayağa kalktı, göğsüme ve karnıma doğru döllerini fışkırtmaya başladı. Kocamın sıcak döllerini hissedince ben de boşaldım. Adam ise telefonda halen, seni şöyle sikeceğim, böyle domaltacağım diye anlatıyordu. Kocam yanıma oturdu ve yarağını
sıvazlamaya devam etti. Bir süre sonra adam da boşalmıştı. Telefonu kapattık. Kocam birşey demeden dudaklarımdan öptü ve beni divana yatırdı, yeniden kalkmış yarağını amıma geçirdiği gibi beni sikmeye başladı. Nasıl şehvetli sikiyordu ama Üstelik bu sefer kolay boşalmıyordu da, yarım saatir sikiyordu. Ben ise bitmiştim, 3-4 kere orgazm olmuş, pestil gibiydim. Kocam beni domalttıp son vuruşu yaptı ve yarağını götüme geçirdi. Normalde acıyan götümden zevk almaya başlamıştım, aynı zamanda da amımı
ovuşturuyordum. Sonunda kocam döllerini götümün derinliklerine doğru fışkırtmaya başladı. Götümün içinde kocamın sıcak döllerini hissedince, ben de son bir defa boşaldım. Kocam yarağını götümden çıkarınca, ikimiz de divanın üzerine yığıldık, birbirimize sarıldık ve o şekilde yatarken uykuya dalmışız. Kapı zili ile uyandık. Apar topar giyindik. Kız okuldan gelmişti. Kocam daha sonra bana, ”Adam her gün arıyor mu?” diye sordu. Ben de, ”Hemen hemen her gün!” dedim. ”Peki hiç gerçekten sikiştiniz mi?” diye sordu. ”Hayır, sadece telefonda yaptık dedim. ”Peki hiç istemedin mi diye sordu. ”İstedim, ama korktum,
yapamadım dedim. ”Peki ben gitmeden yapmak ister misin dedi. ”Ben adamla sikişirken sen de yanımda olacaksan, isterim!” dedim. Kocam da, ”Ben yatak odasında saklanırım!” dedi. Ertesi gün adam aradığında, onu eve çağırdım. Adam sevinçten havaya uçacaktı nerdeyse, ”Yarım saat sonra ordayım!” dedi ve kapattı. Saat 10:30 gibi kapı çaldı. Heyecandan titriyordum. Etek boyu diz üstüne gelen mevsimlik bir elbise giymiştim. Altımda tanga külot vardı, sütyen de giymemiştim. Kapıyı açtım, adam içeri girdi, salona davet ettim. Kanepeye yan yana oturduk. Bir şey içip içmeyeceğini sordum. ”Gerek yok!” dedi ve beni



kendine doğru çekip, dudaklarıma yapıştı. Bir eliyle de eteğimin altından bacaklarımı okşuyordu. Eteğim belime kadar sıyrılmıştı. Divanın üzerine doğru beni yatırdı, bacaklarımı öpmeye başladı. Yukarıya doğru çıktı. Dudakları ve dili tangamın önünde dolaşıyordu. Tangamı yana çekti ve ağzını amıma dayadı. Bu beni bitiren bir hareketti. Elimle başını amıma bastırıyordum. Bir süre sonra inleyerek boşaldım. Adam beni doğrulttu, boynumu ve omuzlarımı öpmeye başladı. Beraber ayağa kalktık. Üzerimdeki elbiseyi sıyırıp ayak
bileklerime bıraktı. Tekrar öpüşmeye başladık. Boynumu ve kulak memelerimi yalıyordu. Daha sonra bir elini kalçalarıma götürdü ve sıkmaya başladı. Bir taraftan diğer eliyle göğsümün birini sıkarken, diğerini emiyordu. Acayip olmuştum. Sonra aşağıya inip, kasıklarımı öperek tangamı çıkardı. Adamın karşısında çırılçıplak kalmıştım. Ayağa kalktı ve ”Sıra sende!” dedi. Ben de adamın boynu öperek gömleğini çıkardım. Vücudunu öperek atletini çıkardım. Bir süre öpüştük, daha sonra beni omuzlarımdan bastırıp önüne diz
çöktürdü. Elim fermuarının üzerindeydi. Yarağı taş gibi olmuştu. Fermuarını ve kemerini açtım, pantolonunu aşağıya doğru sıyırdım. Bacaklarını öperek yukarı doğru çıktım. Külodunu aşağıya doğru sıyırken kasıklarını öpmeye başladım… Adamın yarağı dimdik önümde duruyordu, kocamınki kadar kalındı, ama biraz daha uzundu. Elime alıp sıvazlarken, aynı zamanda da taşaklarını yalıyordum. Taşaklarını emmeye başladım. Yarağı taş gibi olmuştu. Taşaklarından yarağının kafasına doğru dilimle hareketler yapmaya
başladım. Bir taraftan onu seyrediyordum. Gözlerini kapatmış inliyordu. En sonunda yarağının kafasını ağzıma aldım ve emmeye başladım. İki eliyle başımı yarağına bastırıyordu. Bir süre kafasını emdikten sonra boğazıma kadar sokup çıkarmaya başladım. Ben de yalamaktan hoşlanmıştım ve tekrar amım sulanmıştı. Adamın sikini ağzıma sokup çıkartırken adamın yarağının iyice sertleştiğini ve damarlarının dışarı çıktığı hissettim. Boşalacaktı. Ağzıma boşalmaması için ağzımdan çıkarttım ve elimle 31 çekmeye başladım.



Bir anda inleyerek ve hırıltılarla boynuma ve göğüslerime doğru fışkırtmaya başladı döllerini… Sonra divana oturdu. Ben vücudumdaki dölleri temizlemeye çalışırken, “69 yapalım!” dedi. Kendi sırt üstü yere uzandı, ben de tersten üzerine oturdum. O benim amımı yalarken, ben de onun yarağını yalıyordum yeniden. Bu sefer parmaklarını da kullanıyordu. Yarağı tekrar kalkınca kalçalarıma vurup beni üzerinden kaldırdı. Bu sefer o yerde sırt üstü yatarken, beni yarağının üzerine oturttu. Kocaman yarağını sulanmış amım bir anda içine
aldı. Taşaklarını kalçalarımda hissediyordum. Elleriyle kalçalarımdan tutmuştu. Çılgın gibi üzerine oturup kalkıyordum. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra ona, ”Hadi sırtüstü yatır beni!” dedim. Beni sırtüstü halıya yatırıp, bacaklarımı koltuk altlarına aldı. Yarağını amıma dayadı ve ilk hamlesinde amıma girdi. Üzerime abanınca, bacaklarımı havaya kaldırıp beline doladım. Amım bütün yarağını kavramıştı. bir taraftan öpüşüyor, bir taraftan göğüslerimi sıkıyordu. Hareketleri hızlanmıştı. Ben kaçıncı sefer boşaldığımı bilmiyordum.
Telefonda hep beni domaltacağını söylerdi. ”Domalayım mı?” dedim. adam üzerimden kalkıp beni domalttı. Tekrar amıma girip, gidip gelmeye başladı. Bu pozisyonda da boşalmıştım. Amımı sikerken bir yandan da kalçalarımı oğuşturuyordu. Bir ara baş parmağının birinin göt deliğimde dolaştığını hissetim ve Oradan olmaz!” dedim. Olur olur, zaten götten vermişsin, bir de ben gireyim, korkma acıtmam!” dedi. Götümün deliğini bir süre tükürüğü ile okşadı, sonunda amımdan çıkardığı yarağını götüme dayadı. Kocam bir
gün önce siktiğinden götüm açılmıştı. Yarağı da amımın sularıyla sırılsıklam olduğu için, ilk yüklenmesinde kafasını götüme soktu. O anda hem benden, hem adamdan inleme sesi çıktı. Yarağını geri çekip, tekrar yüklenince götüm adamın yarağının hepsini içine aldı. Bu sefer taşaklarını amımda hissediyordum. Yaklaşık 15-20 dakika götümü siktikten sonra, yarağını götümden çıkarıp kalçalarıma doğru fışkırtmaya başladı. Ben de elimle adamın döllerini kalçalarıma sürüyordum. Fazlalıkları da göğüslerimi okşayarak göğüslerime
sürdüm. Adam bir süre yerde uzandıktan sonra kalkıp giyinmeye başladı, ben de çıplak olarak divana oturdum. Adama, Muradına erdin mi dedim. Çok güzeldi!” telefon seksinden daha iyiydi dedi gelip dudaklarımdan beni öptü. ve ben güvenilir biriyim eyer canın çekerse her zaman hazırım dedi bende bilmem bakarız dedim Külodumu giymeden elbisemi üzerime geçirdim ve adamı yolcu ettim. Adam gittikten sonra, kocamı saklandığı yatak odasından çağırdım. Halen heyecandan tüm vücudum titriyordu. Kocam bana sarılıp dudaklarımdan öptü ve hoşuma gidip gitmediğini sordu. Doğrusunu istersen çok hoşlandım, ama inşallah
başımıza iş açmayız dedim. “Bir şey olmaz merak etme!” dedi. Kendisi de bizi seyrederken iki kere boşalmış, Sana bir sürprizim daha var dedi. Ben de, Yeter artık, sürpriz falan istemiyorum!” dedim. Ama kocam salondaki dolaba doğru gitti ve elinde bir kamerayla geldi. Sakın bizi çektiğini söyleme dedim. Evet, çektim dedi. oturup bilgisayara bağladık ve seyretmeye başladık. Önce utandım, ama sonra ilk porno filmimi seyrederken kendimi porno yıldızı gibi hissettim. Tabii filmi izledikten sonra da çılgınca sikiştik ve kocam aşkım istersen
ikimizde seni sikeriz istersen dedi bende şimdilik hazır diilim bakalım adam dediği gibi çıkarsa onuda yaparız dedim kocam senin yerinde başkası olsa çoktan yapardı sen benim iznimle sikiştin bundan sonra ben olmasamda sadece bu adamla sikiş ben izin veriyom dedi kocam gittikten sonra bir ay geçmiştiki benim canım sikişmek istedi ve çağırdım sikiştik dediği gibi ben istedikce sikiyordu onun bu huyu hoşuma gitti ve kocamla konuşurken ben
doğru bir insanla yaptığımı onada anlattım oda aşkım yakında gelicem ilk bende olacam bu fantazinide gerçeğe dönüştürecem dedi son sikişimizde ona anlattım kocam biliyo benim sikiştiğimi ve gelince beraber beni sikmenizi istiyom dedim biraz çekiniyo ama beni kırmamak için olur benim için sakıncası yok dedi bir dahakine kocam ve güvenilir sikicimle olan sikişide yazacam sevgili okurlar böyle koca dostlar başına hoşcakalın
Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 10. Bölüm!
Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 10. Bölüm! (Osman 30 Y., Konya / Türkiye)
Sabah karım uyandırdı tekrar. Giyinmiş hazırlanmıştı. Duşa girdim, sıcak suyun altında kendime geldim. Karım dün aldığım dizlerine gelen pantolonunu ve tişörtünü giymişti. Pantolon götünü sıkmış, açığa çıkarmıştı. Onun bu hali beni azdırıyordu. Kurulanırken götüne bir şaplak attım. “Ayy ne yapıyorsun? Sabah sabah yine azdın mı?” diye söylenince, “Sen böyle giyinirsen ben tabii azarım!” dedim. Aşağıya kahvaltıya indik. Karım Esra’yı arayıp, “Hadi neredesiniz, al ablanı gel aşağı!” diye azarlarcasına konuştu. Biraz sonra kızlar masamıza geldi. Özge bana bakmamaya çalışıyordu. Birlikte kahvaltımızı yaptık.
Öğleye kadar havuzda kaldım. Çıktığım zaman karımın yanındaki şezlongda orta yaşlı bir kadın vardı ve karımla konuşuyordu. Ben yanlarına gittiğim zaman, karım beni gösterip, “İşte benim beyim.” dedi. Merhaba anlamında başımı salladım. Kadın, “Merhaba!” dedi. Karım, “Bak bu Remziye abla, İstanbul’dan gelmiş.” dedi. Kadına, “Merhaba!” dedim bu kez. Daha sonra vücuduma güneş kremi sürüp uzandım. Öğle yemeğinde Remziye hanım da bize eşlik etti. Yanında 18-19 yaşlarında bir kızı ve yaşlı annesi vardı. Kızı çok güzeldi. Remziye hanım ise esmer, uzun boylu, ama pek güzel bir kadın değildi. Ara sıra ona bakıp duruyordum. Remziye hanımla ilgili bilgileri karımdan aldım daha sonra. 48 yaşında, kocasından boşanmış dul bir kadınmış. İstanbul’da İngilizce öğretmeni olarak çalışıyormuş. Ayrıca bir oğlu varmış üniversitede okuyan.
Remziye hanım yaşına rağmen üzerinde desenli bir bikiniyle güneşleniyordu. Vücudunda ve yüzünde hafif kırışıklar vardı. Memeleri karımınki kadar büyük ve sarkıktı. Kızının da üzerinde kırmızı bir bikini vardı. Kızı, Özge ve Esra ile iyi arkadaş olmuştu, beraber havuzdalardı. Karım tuvalete gitmek için kalktığında, Remziye hanımın bana güneş gözlüklerinin arkasından baktığını görüyordum. Saçlarını düzeltiyor, ayaklarını şezlongun üzerinde sallıyordu. Sigarasını yakmak için çakmak ararken, ondan önce davrandım sigarasını yaktım. Sigarasından ilk dumanını çekerken, “Mersi!” diyerek bana baktı. Konuşmak için konu arıyor gibiydi. “Eşiniz çok hanım bir kadın...” dedi. “Evet, öyledir.” dedim. “Kusura bakmazsanız bir şey sormak istiyorum?” dedi. “Buyurun!” dediğim zaman, “Şeyy, karınız size göre biraz yaşlı gibime geldi, oysa siz çok gençsiniz. Acaba karınızın ikinci evliliği mi?” dedi. Remziye hanım aramızdaki durumu anlamaya çalışıyordu. “Evet, öyle! Ben onun ikinci kocasıyım. Ama durum biraz karışık!” dedim. “Anlamadım?” deyince, “Müsait bir zamanda anlatırım!” dedim. “Memnuniyetle!” diyerek sigarasından bir nefes çekti. O sırada karım da aramıza geldi tekrar. Remziye hanım bana iş atıyordu. Bu tatilde onu sikmeden eve dönmemeye karar verdim. Remziye hanım kendisine ve karıma içecek bir şeyler almak için kalktığında arkasından ona baktım, bana mesaj verircesine götünü sağa sola sallayıp kıvırtıyordu. Vücudu yanmış, bikininin izleri götünde belli oluyordu. Her halinden kaşar olduğu anlaşılıyordu.
Sabah karım uyandırdı tekrar. Giyinmiş hazırlanmıştı. Duşa girdim, sıcak suyun altında kendime geldim. Karım dün aldığım dizlerine gelen pantolonunu ve tişörtünü giymişti. Pantolon götünü sıkmış, açığa çıkarmıştı. Onun bu hali beni azdırıyordu. Kurulanırken götüne bir şaplak attım. “Ayy ne yapıyorsun? Sabah sabah yine azdın mı?” diye söylenince, “Sen böyle giyinirsen ben tabii azarım!” dedim. Aşağıya kahvaltıya indik. Karım Esra’yı arayıp, “Hadi neredesiniz, al ablanı gel aşağı!” diye azarlarcasına konuştu. Biraz sonra kızlar masamıza geldi. Özge bana bakmamaya çalışıyordu. Birlikte kahvaltımızı yaptık.
Öğleye kadar havuzda kaldım. Çıktığım zaman karımın yanındaki şezlongda orta yaşlı bir kadın vardı ve karımla konuşuyordu. Ben yanlarına gittiğim zaman, karım beni gösterip, “İşte benim beyim.” dedi. Merhaba anlamında başımı salladım. Kadın, “Merhaba!” dedi. Karım, “Bak bu Remziye abla, İstanbul’dan gelmiş.” dedi. Kadına, “Merhaba!” dedim bu kez. Daha sonra vücuduma güneş kremi sürüp uzandım. Öğle yemeğinde Remziye hanım da bize eşlik etti. Yanında 18-19 yaşlarında bir kızı ve yaşlı annesi vardı. Kızı çok güzeldi. Remziye hanım ise esmer, uzun boylu, ama pek güzel bir kadın değildi. Ara sıra ona bakıp duruyordum. Remziye hanımla ilgili bilgileri karımdan aldım daha sonra. 48 yaşında, kocasından boşanmış dul bir kadınmış. İstanbul’da İngilizce öğretmeni olarak çalışıyormuş. Ayrıca bir oğlu varmış üniversitede okuyan.
Remziye hanım yaşına rağmen üzerinde desenli bir bikiniyle güneşleniyordu. Vücudunda ve yüzünde hafif kırışıklar vardı. Memeleri karımınki kadar büyük ve sarkıktı. Kızının da üzerinde kırmızı bir bikini vardı. Kızı, Özge ve Esra ile iyi arkadaş olmuştu, beraber havuzdalardı. Karım tuvalete gitmek için kalktığında, Remziye hanımın bana güneş gözlüklerinin arkasından baktığını görüyordum. Saçlarını düzeltiyor, ayaklarını şezlongun üzerinde sallıyordu. Sigarasını yakmak için çakmak ararken, ondan önce davrandım sigarasını yaktım. Sigarasından ilk dumanını çekerken, “Mersi!” diyerek bana baktı. Konuşmak için konu arıyor gibiydi. “Eşiniz çok hanım bir kadın...” dedi. “Evet, öyledir.” dedim. “Kusura bakmazsanız bir şey sormak istiyorum?” dedi. “Buyurun!” dediğim zaman, “Şeyy, karınız size göre biraz yaşlı gibime geldi, oysa siz çok gençsiniz. Acaba karınızın ikinci evliliği mi?” dedi. Remziye hanım aramızdaki durumu anlamaya çalışıyordu. “Evet, öyle! Ben onun ikinci kocasıyım. Ama durum biraz karışık!” dedim. “Anlamadım?” deyince, “Müsait bir zamanda anlatırım!” dedim. “Memnuniyetle!” diyerek sigarasından bir nefes çekti. O sırada karım da aramıza geldi tekrar. Remziye hanım bana iş atıyordu. Bu tatilde onu sikmeden eve dönmemeye karar verdim. Remziye hanım kendisine ve karıma içecek bir şeyler almak için kalktığında arkasından ona baktım, bana mesaj verircesine götünü sağa sola sallayıp kıvırtıyordu. Vücudu yanmış, bikininin izleri götünde belli oluyordu. Her halinden kaşar olduğu anlaşılıyordu.


Akşam yemeğinde de Remziye hanım bize eşlik etti. Üzerine mini bir etekle, askılı bir bluz giymişti, altında sutyeni görünüyordu. Kızlarsa kendi aralarında bir grup kurmuşlardı, sanki bizimle ilgileri yoktu. Remziye hanımın annesi ise genelde odasında oluyordu zaten.
Gece, karımla odamıza girdiğimizde, karım, “Remziye ablanın mayosu ne kadar açık öyle. İyi bir kadın, ama çok açık giyiniyor. Dul olunca öyle götünü başını açması mı gerekiyor?” dedi. “Sana ne, sen kendine bak. Boş ver, kendi düşünsün!” dedim. Karımla birlikte duşa girdik. Otelin banyosu bizim evdekinden lükstü. Duşun altında karımın memelerini emiyor, öpüyordum. Karım ise elini yarağıma atmış sıvazlıyordu. Banyonun kapısını kapattım. Karıma lavabodan tutmasını söyledim, hafifçe öne eğdim. Arkasına geçerek bacaklarını ayırdım ve amına girdim. Hızlanarak sikmeye başladım. Karım, “Oğhh, ımm, ağhh, devam et, oğhh, sik beni, sik beni!” diyerek inliyor, konuşuyordu.
Daha çok pompalamaya başladım. Küçük banyonun içinde kasıklarımdan gelen sesler yankılanıyordu. Memeleri sallanıyordu sürekli. Elimi memelerine atarak yoğurmaya başladım. Karım da elimi tutmuş, inliyordu. Birkaç dakika bu şekilde amında gidip geldim. Sonunda boşaldım. Yarağımı amından çıkararak birbirimize sarıldık. Tekrar duşun altına girip yıkandık. Yatağa girdiğimiz zaman, karım, “Götümden de sikecek misin?” diye sordu. Çok şaşırmıştım, “Niye sordun?” dedim. “Ne bileyim, belki istersin herhalde diye düşündüm...” dedi. “Senin için sakıncası yok mu?” dediğimde, “Yok, artık canım eskisi gibi acımıyor, hem seni çok seviyorum. Sen iste canımı vereyim!” dedi. Onu dudaklarından öptüm, “Yok, şimdi değil. Sonra yaparız!” dedim. “İyi, sen bilirsin.” dedi. Birbirimize sarılarak uyuduk.
Sabah erkenden uyandım. Karım halen yatıyordu. Balkona çıkıp sabah serinliğini hissettim. Yatakta yatan karıma baktım. Geceliği sıyrılmış, bembeyaz bacakları, kalçaları ortadaydı. Yüz üstü yatıyordu ve götü tümsek gibi havadaydı. Onu götünden sikmek istiyordum. Yanına yanaştım ve o uyurken bacaklarını okşamaya, öpmeye başladım. Hafifçe doğrulup yan döndü, “Ne yapıyorsun?” dedi. “Akşam yarım bıraktığımız işi!” dedim. “Ne işi?” dedi. “Götünden sikeceğim seni şimdi!” dedim. “Töbe töbe, sabah sabah olur mu böyle şey!” diye tepki gösterdi. Ama ben, vücudunu, bacaklarını okşamaya devam ettim. Ardından külotumu çıkarıp çıplak kaldım. Karımın yanına geldim ve “Ağzına al, hadi!” dedim. Bana bakarak ters bir şekilde başını salladı, ama daha sonra yatakta doğrularak yarağımı ağzına aldı. İştahla yalamaya, emmeye başladı.
Sanki acelesi varmış gibiydi, başını ileri geri oynatarak yarağımı emiyordu. Bu kadarı yarağımı kaldırmaya yetmişti. Yarağımı ağzından çıkardım, kollarından tutarak götü bana doğru dönecek şekilde çevirdim. Dizlerinin üzerinde domalmış, yataktan elleriyle destek alıyordu. Geceliğini yukarı sıyırdım, içine minik bir külot giymişti, onu sıyırdım aşağı. Götünün yanaklarını iki yana iyice açınca eskisi gibi kapalı durmayan göt deliği açığa çıktı. Dizlerimi hafifçe kırdım, yarağımın kafasını yavaş yavaş götüne sokmaya başladım. Kafası kolayca girince, bu sefer kalçalarından tutarak karımı kendime çektim, ileri doğru abanmaya başladım. Yarağım içine giriyordu. Bu sırada karım, “Ağhh, ımm, ayy!” diyerek başını geriye atıp duruyordu. Bana, “Krem yok mu?” dediğinde, “Kreme gerek yok, alışırsın böylesine!” dedim. Yarağım yarısına kadar içine girmişti. Karımın canının yandığını hissediyordum, Özge’ye dediğim gibi yastığı ısırmasını söyledim. Karım yastığı var gücüyle ısırdı.
Kahvaltıya indiğimizde Remziye hanım tek başınaydı, “Kızım ve annem halen yatıyor.” dedi. Üçümüz kahvaltımızı yaptıktan sonra bahçede yürüyüşe çıktık. Remziye hanım, dar beyaz bir kısa pantolon giymişti. İçindeki bikinisinin altı belli oluyordu. Dolgu topuklu bir ayakkabı giymiş, kıvırta kıvırta gidiyordu. Karımla iyi anlaşmıştı. Bir ara karıma, “Hayatım sen neden bikini giymiyorsun?” diye sorunca, karım bikininin ne olduğunu bilmediğinden, “Bikini ne abla?” dedi. Remziye hanım biraz güldü, “İki parçalı mayo aşkım, benimki gibi. Sen neden giymiyorsun? Çok güzel vücudun var. Hem kocanın da hoşuna gider!” dedi. Bunları duyunca karım biraz bozuldu, bana baktı. Ben idare et anlamında işaret ettim. Karım, “Bilmiyorum, mağazada bu vardı, bunu aldık.” dedi. Remziye hanım hemen, “Aşkım benim kullanmadığım bir bikinim var, istersen sana onu vereyim, giyersin!” dedi. Karım, “Olur!” dedi. Giyeceğinden değil, başından savmak için olur dediğini biliyordum. Remziye hanım daha sonra önceki evliliğini anlatmaya başladı, kocası kendisini başka bir kadınla yıllarca aldatmış. Remziye hanım bunu öğrenir öğrenmez hemen ondan boşanmış. Kocasının arkasından verip veriştiriyordu. Sonra karıma dönüp, “Aşkım sen anlatsana, sen nereden buldun bu yakışıklıyı?” dedi. Karım kızarmıştı, cevap verecek, ama ne söyleyeceğini bilmiyordu. Remziye hanım karımın kızardığını gördü ve bu sefer, “Ay, çok da utangaçmış benim şekerim!” diyerek karımın omzuna hafifçe vurdu.
Havuzun kenarında şezlonglara uzandık. Kızlar da kahvaltılarını yapıp, havuzun kenarına gelmişlerdi. Özge de Esra ve Remziye hanımın kızıyla birlikteydi. Geçen geceden beri kendisiyle hiç konuşmamıştım. Ben havuza girmek için kalktığımda Remziye hanım da, “Ay ben de biraz havuza gireyim!” dedi, sonra karıma, “Aşkım sen gelmiyor musun?” diye sorunca, karım, “Yok abla, ben böyle iyiyim!” dedi.
Önden ben, arkadan Remziye hanım havuza girdik. Remziye hanımın kıçımdan ayrılmadığını görüyordum. Havuzun içinde bana iyice yanaşıp, “Karını da çok üzdüm galiba?” dedi. Ben de, “O benim ölen amcaoğlumun karısıydı. O ölünce töre gereği onunla ben evlendim!” dedim. Remziye hanım bunu duyunca ağzı açıldı, “Ay inanmıyorum! Onun için sen ondan böyle gençsin, öyle mi?” dedi. Daha sonra kahkaha ile karışık, “Ay, keşke bizim de böyle bir töremiz olsaymış. Ben de alırdım genç bir delikanlıyı!” dedi. Kadın artık yavşamıştı, ağzımın içine girecekti neredeyse. Bu kadını sikmek bana farz olmuştu.
Havuzun içinde küçük girintiler vardı, dekorasyon diye yapılan küçük mağaralar. Onlardan birine doğru yüzdüm. Girintinin içinde önünüzden biri geçmedikçe kimse sizi göremezdi. Yani karım ve kızların görmesi imkânsızdı. Oraya gidince Remziye hanım da arkamdan geldi. O esnada suyun içinde yüzmeyi bırakıp ayaklarmı havuzun tabanına koydum. Remziye hanımı belinden kavrayıp kendime çektim ve sarıldım, dudaklarından öpmeye başladım. Bir taraftan da memelerini okşuyordum. Bikininin üstünden elimi içeri soktum. Memesini var gücümle sıkmaya, yoğurmaya başladım. Islak dudaklarını emiyordum, Remziye hanım kendini geriye atıp havuzun duvarına tutundu iki eliyle. Şimdi suyun içinde aşağı yukarı inip çıkma derdi kalmamıştı böylece.
Karım yüzüstü uzanmış yatıyordu. Kızlar da yanındaydı. Remziye hanım ile birlikte havuzdan çıktık. Remziye hanım karıma, “Hayatım su çok güzel, sen de bir gir istersen!” dese de, karım pek oralı olmadı. Karım bana, “Nerede kaldın, merak ettim!” dedi. “Havuzun öbür ucuna kadar yüzdüm!” dedim. Karımın Remziye hanım ile benden şüphelenmemesi için çabalıyordum.
Akşam yemeğinden sonra hepimiz animasyon gösterisini izledik. Beraber akşam serinliğinde bahçede dolaşıp birşeyler içiyorduk. Remziye hanım sabah giydiği beyaz dar pantolonu giymişti yine, altında ise külot yok gibiydi. Üzerinde de bir tişört vardı. Kıvırta kıvırta gidiyordu. Artık saat geç olduğundan otelde kalanlar odalarına gidiyordu. Karım da uykusunun geldiğini söylüyordu. Remziye hanım, “Ay böyle havada uyunur mu?” diyerek karıma takılıyordu. Karım ona, “Sizin uykunuz gelmedi mi?” diye sorunca, “Ay gelmedi vallahi, biraz daha kalırım ben!” dedi. Bu aslında bana verdiği bir mesajdı. Remziye hanım annesi ve kızıyla aynı odada kalıyordu. Onun odasına gidemezdim. Bu işi başka şekilde yapmalıydım. Otelin denize inen tarafında küçük bir kulübe dikkatimi çekmişti. Otel bahçesinde çalışanlar malzemelerini koyuyorlardı oraya. Gündüz bakmıştım birkaç defa. Odama çıkarken Remziye hanımın kulağına, “Deniz tarafına in, beni bekle!” dedim. Dediğimi anlamıştı. Remziye hanım aşağıda tek başına kalmış, ben karım ve kızlar odalarımıza çekilmiştik.
Karımla beraber yatağa girdik. Karımın kısa sürede uykusu gelmiş, horlamaya başlamıştı. Yataktan sessizce kalktım, odadan çıkıp aşağı indim. Deniz tarafına doğru yürüdüm. Bahçeyi aydınlatan ışıklar vardı, ama bahçenin bazı tarafları karanlıkta kalıyordu. O sırada, “Hişşşt, hey!” diye bir ses duydum. Sesin geldiği yere doğru yürüdüm. Remziye hanım bir ağacın dibine oturmuştu, elinden tuttum ve onu dediğim kulübeye götürdüm. Kulübenin hela kapısı gibi bir tahta kapısı vardı, kapının altında ve üstünde yaklaşık 25-30 santimlik aralık vardı. Üzerinde kilit yoktu, hafifçe itince açıldı. İçerde çalışanların malzemeleri vardı. Dışardan ayın ışığı bir miktar aydınlatıyordu içeriyi.
Remziye hanımla ile birlikte soyunduk. Hemen omuzlarından tutarak çömelttim onu. Remziye hanım deneyimli ve feleğin çemberinden geçmiş bir kadındı. Hemen ağzına yarağımı aldı ve iştahla yalamaya başladı. Yarağımı boğazına kadar sokup çıkartıyordu. Yarı karanlıkta onun yüzünü bile düzgün göremiyordum. Yarağım patlayacak gibi olmuştu. Onu ‘Tamam!’ anlamında omuzlarından dürttüm. Yavaşça ayağa kalktı. Yarağımdan akan sıvılar ağzına bulaşmıştı, eliyle dudaklarını, dilini siliyordu. Onu duvara çevirdim, “Duvara tutunup destek al!” dedim. Remziye hanım onun yerine yerde duran yüksekçe bir sandığa ellerini koyarak domaldı, ben sandığı fark etmemiştim.
Bacaklarını araladım, yarağımı tutarak amına girdim. Karanlıkta amını ilk hamlede bulmuştum. Yarağımın kafası amına girince Remziye hanım derin derin iç çekti, inlemeye başlamıştı. Amının içi fırın gibiydi. Amı oldukça genişti, içinde kolayca gidip gelebiliyordum. Gittikçe hızlandım. Küçük kulübenin içinde kalçalarına çarpan kasıklarımdan yine sesler geliyordu. Remziye hanım, “Ohhhh, sik beni, ımm, ohhh!” diye diye inledikçe kendimi kaybediyordum. Bir süre sonra neredeyse boşalacaktım. Çıkardığım zevk inlemelerinden bunu anladı ve “İçime boşalma!” dedi. O böyle söyleyince amından çıktım, Remziye hanım hemen ellerini sandıktan çekti, önümde çömelerek yarağımı ağzına aldı. Ağzını açmıştı, sanki boğazını doktora gösteren hasta gibiydi, yarağımı kökünden tutmuştu. O sırada büyük bir zevkle boşaldım. Ağzına patlamıştım. “Immm, ohhhh!” diyerek yarağımdan akan döllerimi yalıyordu. Böyle birşeyi ilk defa yaşıyordum. Kendi isteğiyle ilk defa bir kadın döllerimi ağzına alıyordu. Birkaç dakika boyunca yarağımdan akan bütün dölleri emdi, yaladı, yuttu.
Ardından ayağa kalktı, döllerim ağzının kenarından akıyordu. Elleriyle ağzını siliyordu. Ne diyeyim, bu hali bana biraz itici gelmişti. Bana, “Döl yalamayı çok severim!” dedi. Takıntılı bir kadın herhalde dedim kendi kendime. Sandığın üzerinde oturdu. Bana, “Karını da böyle sikiyor musun?” diye sordu. “Elbette!” dedim. “Onun yerinde olmak isterdim, doğrusu sikiş konusunda uzmansın. Boşandığım kocam bu konuda çok bilgisiz ve tutucu bir adamdı!” dedi. “Boşandıktan sonra bir erkekle beraber oldun mu?” diye sordum. “Birkaç tane oldu.” dedi.
Onu ayağa kaldırdım tekrar. Sandığa domalttım yeniden. Göt yanaklarını iki yana iyice açtım. Orta parmağımı göt deliğine sokup karıştırmaya başlayınca, “Uhh, ahh!” diye sesler çıkarmaya başladı. “Götten daha önce yaptın mı?” diye sordum, aslında götü oldukça genişti, yapmış olduğunu anlamıştım. “Evlenmeden önce birkaç kez yapmıştım!” dedi, aklı sıra beni keriz yerine koymaya çalışıyordu. Yarağımı tutarak yavaş yavaş götüne girmeye başladım. Kafası içine girince, “Biraz bekle!” dedi. Bir süre içinde bekledim, “Tamam şimdi devam et!” deyince götünde hızlı hızlı çalışmaya başladım. Remziye hanımın götü şimdiye kadar siktiğim en geniş göt deliğiydi, am siker gibi içinde gidip geliyordum. Kasıklarım göt yanaklarına çarpıyordu, Remziye hanım da kendini götüme doğru bastırıyordu bu sırada. Kalçalarından sıkıca tutmuştum, birkaç dakika boyunca götünden siktim kendisini. Sonunda sarsılarak götüne boşaldım. Biraz daha götünde kaldım. Götünden çıktım, üzerimizi giydik...
“Teşekkür ederim!” diyerek dudaklarımdan öptü. Daha sonra ayrı ayrı kulübeden çıkarak odalarımızın yolunu tuttuk. Yarı karanlık bir yerde bir kadını sikmiştim...
[Osman]






















sayfa hakkında yorum bekliyom
YanıtlaSilKarısını siktirmek isteyen beyler arasın İstanbul 0555 162 36 25
YanıtlaSil